Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Geçmişteki tıbbi tedaviler şifa mı yoksa zehir miydi: Bugün zararlı olduğunu bildiğimiz 10 uygulamaya inanamayacaksınız!
        1

        Tarih boyunca insanlar hastalıkları tedavi etmek için çeşitli yöntemler denemiştir. Tıp sürekli gelişen bir alan olduğundan modern tıbbın gelişmesiyle birlikte bazı eski tıbbi uygulamaların ne kadar zararlı olabileceği de ortaya çıkmıştır. Örneğin ortaçağda yaygın bir tedavi olan kan akıtma yönteminden balinaların ölüsünü kullanmaya kadar birçok yanlış uygulama vardı. Haberimizde insan sağlığını oldukça kötü etkilemiş olan yanlış tıbbi yöntemlerin bazılarını derledik. İşte, detaylar...

        2

        1. ROMATİZMADAN KURTARAN BALİNA OTELİ

        1899'dan yılından kalma bir makalede romatoid artrit için gidebilecek Avustralya'daki bir otelden bahsediyor. Bu tedaviye göre yakındaki bir balina öldüğünde hastalar, kürekle balinaya götürülüyordu. Ölen balina kesiliyor ve gövdesinde dar bir delik açılıyordu. Hasta daha sonra yaklaşık 2 saat boyunca ölü balinanın içinde yatıyordu. Bu işlemin ağrıyı ve iltihabı hafiflettiği iddia ediliyordu.

        3

        2. KAN İKAMESİ OLARAK GÖRÜLDÜĞÜ İÇİN VÜCUDA SÜT ENJEKTE ETMEK

        19. yüzyılın sonlarında sütün, kanın mükemmel bir ikamesi olduğuna sütün yağlı özelliklerinin beyaz kan hücrelerine dönüşeceği düşünülüyordu. Bu prosedür birkaç kez başarılı olmuş olsa da, birçok durumda ölümle sonuçlanmıştı. Bir örnekte, süt enjekte edilmesi hastanın nabzını anında düşürdü ve hasta, morfin ve viski kombinasyonu ile hayata döndürülmek zorunda kaldı. Ayrıca bu işlemden sonra hasta sadece 10 gün yaşayabildi.

        4

        3. BİRÇOK HASTALIĞIN TEDAVİSİ İÇİN ARSENİK KULLANMAK

        Sağlığı iyileştirdiğine inanılan arsenik, açık yaralardan ülsere kadar çeşitli hastalıkları tedavi etmek için tentür haline getirildi. Bununla birlikte 1786 yılında Thomas Fowler adında bir doktor, kendi arsenik bazlı ilacını şişeleyip satmaya başladı. Bu ilacın lösemi tedavisinde bile kullanıldığı biliniyordu.

        5

        4. AĞRILARI HAFİFLETMEK İÇİN ÖLÜLERİ KULLANAN CESET TIBBI

        17. yüzyılda beyin biliminin öncülerinden biri olan Thomas Willis, felç veya kanama için toz insan kafatası ve çikolatayı karıştıran bir içecek hazırladı. Bununla birlikte bu durum yayıldı ve Avrupa’daki çoğu doktor, ölü insanlardan yararlanmaya başladı.

        6

        Vücudun dışına sürüldüğünde insan yağının ağrıları hafiflettiğine ve gut hastalığını iyileştirdiğine inanılırken bir yandan taze kan tüketmenin ise genel sağlığa yardımcı olduğu düşünülüyordu. Ceset tıbbı yüzyıllar boyunca popüler bir tedavi yöntemi olarak kaldı, bilinen son olay ise 1908'de yaşandı.

        7

        5. ATEŞLENMEYE İYİ GELEN: ANTİMON METALİ

        1747’de Robert James adlı İngiliz bir doktor tarafından ''ateş tozu'' denilen bir karışım bulundu ve bu ilacın gut, ateş gibi hastalıklara iyi geldiği düşünüldü. Ancak içeriğinde zehirli bir metal olan antimon bulunuyordu ve insanları zehri sayesinde kusturan bu maddenin çok zarar verdiği ortaya çıkınca yasaklandı.

        8

        6. KAN ALARAK BAZI HASTALIKLARDAN KURTULMAK

        Günümüzde birçok hastalığın sebebini öğrenmek için alınan kan alma, 1800’lerin sonlarına kadar başka bir amaçla yapılıyordu. Orta Çağ Avrupası’nda doktorlar vücudun 4 sıvıdan oluştuğuna inanıyorlardı: kan, balgam, sarı safra ve kara safra. Bununla birlikte hasta olunduğunda, vücutta aşırı miktarda kanın neden olduğu hastalıklardan kan alarak kurtulabileceklerine inanıyorlardı.

        9

        7. BAŞ AĞRISINI ÖNLEMEK İÇİN: TREPANASYON

        Trepanasyon insanlık tarihinin en eski tıbbi uygulamalarından birisi olarak sayılabilir. 5 bin yıldan fazla bir süredir insanlar, hastanın kafatasına delikler açarak baş ağrısını, kafatası travmasını ve hatta nörolojik hastalıkları iyileştirmeye çalıştı ancak bunun bir işe yaramadığı görüldü.

        10

        8. MELANKOLİYE KADAR TEDAVİ EDEN: CIVA

        Günümüzde cıva, büyük dozlarda zararlı olabilen toksik bir element olarak biliniyor ancak 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar şifalı bir ilaç olarak kullanılıyordu. Cıvanın temizleme yeteneği yüzünden doktorlar; kabızlıktan parazitlere, gribe ve hatta melankoliye kadar her şeyi iyileştirebileceğini düşünüyorlardı.

        11

        9. HİPNOZUN KÖKENİ: HAYVAN MANYETİZMASI

        Hipnozun kökeni, 1743 doğumlu doktor Franz Anton Mesmer'in tıbbi uygulamalarına dayanıyor. Mesmer, her insanın vücudundaki kanallardan akan manyetik bir sıvıya sahip olduğuna ve bu sıvının akışındaki tıkanıklıkların duygusal veya fiziksel hastalıklara neden olduğuna inanıyordu. Bu sıvıya ve manipülasyonuna ise "hayvan manyetizması" adını verdi.

        12

        10. ENERJİ İÇECEKLERİNE KARIŞTIRILARAK SATILAN RADYUM

        Bir başka tehlikeli bir element olan radyum, 20. yüzyılın başlarında enerji içeceğiyle karıştırılarak satılıyordu. Radyum suyunun, sindirime yardımcı olabileceği ve erkeklerde iktidarsızlığı iyileştirebileceğine inanılıyordu. Radyumun sağlık üzerindeki olumsuz etkileri 1913'ten itibaren bilinmesine rağmen radyum suyu, 1932'de üretimine son verilene kadar tüketilmeye devam edildi.

        Kaynak: Chronicling America, Library of Congress, College of Hypnotheraphy, Smith Sonian Magazine

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ